Don't Stop Believing
elisaskin:

ahsdfhaskdgh

elisaskin:

ahsdfhaskdgh

makemestfu:

More images and relatable stuff?
makemestfu:

More images and relatable stuff?
makemestfu:

More images and relatable stuff?
makemestfu:

More images and relatable stuff?
makemestfu:

More images and relatable stuff?
makemestfu:

More images and relatable stuff?
makemestfu:

More images and relatable stuff?

Bir şeyler oldu bana. Sebepsiz mutsuzum, her zaman her yerde herkesle. Kime olursam olayım mutlu olamıyorum ki. Eskiden birine sarıldığımda mutlu olurdum, her şeye gülerdim. HER ŞEYE. Düşünebiliyomusunuz? Şimdi hiç bir şeye gülmüyorum ki. Hiç bir şey üzüntümü azaltacak kadar komik gelmiyor artık. Yoruldum. Triplerden, insanların bencilliğinden, umursamaz olmalarından, yetersizliğimden, çirkinliğimden, her şeyden. Bilmiyorlar ki düşünmeden söyledikleri tek bir şeyin bir insanın hayatına mal olabileceğini. Umursamazlar ki.

Aylardır üzgünlüğümü bastırmaya çalıştım reddettim yokmuş gibi davrandım ama yoruldum artık olmuyor. İçimde deli gibi üzülürken dışardan gülemiyorum artık. Akşamları ağladıktan sonra sabahları gülmek zor geliyor. Artık geceleri çok geç yatıyorum, sabahları alarmla kalkıyorum. Ben ya ben! Sabahları 6:30da, her şeye rağmen büyük bir neşeyle kalkan insan! 

Bir insan birini bu kadar mı etkileyebilir? Kendimi onsuz hiç bir şey gibi hissediyorum. Hiç bir şey değilmişim gibi. Yaşamıyorum ki artık ben, öldüm sanki. Hayat monotonlaştı. Sabah kalk, giyin, okula git, ders, ders, ders, eve gel, ders, uyu. Sabah kalk, giyin, okula git, ders, ders, ders, eve gel, ders, uyu… Hayatın bi anlamı yok ki. İçimde taşıyamıyorum artık bu üzüntüyü. Oraya buraya bir şey yazınca, bir resim paylaşıncada dalga geçiliyor mal ezik depresif ergen oluyorum. Birine anlatınca güçsüzlük oluyor yine dalga geçiliyor yada anlamıyolar boşveer diyorlar. Boşver ne demek be? Valla sağol boşver dedin diye geçti gitti hemen anlatamam yani. Kimse anlamıyor ki, seni ne kadar özlediğimi. Yavaş yavaş ölüyorum sanki, elimden hiç bir şey gelmiyor. Bir insan bu kadar mı çaresiz olabilir?

En çokta kalabalık bir ortamda hissediyorum ne kadar yalnız olduğumu. Küçükken okumuştum bununla ilgili yazılar demiştim olm mal mısınız bir ortam kalabalıksa nasıl yalnız hissedilir asdfg ama öyle değil işte. Dışarı çıktığımda etrafıma bakıyorum. İnsanlar. Mutlular. Mutsuzlar. Boynu bükükler. Kafası dikler. Ve ben. Yanımda bu kadar insan var nasıl yalnız hissediyorum? Bir insanın yokluğu bu kadar mı acıtabilir birini? Bazen bir kişinin yokluğu diğer herkesin varlığını anlamsız kılıyor demişler ya daha doğru bir söz yok yemin ederim.

Etrafıma bakıyorum. Her yerdesin be. Biri bir şey diyor, dediklerin aklıma geliyor. Biri bir espri yapıyor, seninle güldüğümüz zamanları hatırlıyorum. Kızıyorum, vuruyorum oraya buraya değerini bilemediğim için. Elimden kayıp gitmene izin verdiğim için deliriyorum. Bu kadar özleyeceğimi, bu kadar değerli olduğunu nereden bilebilirdim ki?

Eskiden üzüldüğümde geçene kadar müzik dinleyip ağlardım. Sonrada geçerdi. Peki ya şimdi? Müzikler bile anlamsız. Yetmiyor düşündüklerimi hissettiklerimi anlatmama. Geçmiyor işte geçmiyor. Artık ağlamıyorum bile. Sadece susuyorum. Değiştirmeye de çalışmıyorum, düzeltmeye de. Sadece susup izliyorum. Biliyorum ki yapabileceğim bir şey yok.  Biliyorum eskisi gibi asla olamayacağız. Biliyorum beni sevmeyeceksin. Biliyorum ki geri gelmeyeceksin. Öyleyse niye uğraşayım ki? Zaten olmayacak asla. Asıl soru; peki ya ben hep böyle kalırsam? Ya hep seni özlersem?

”Güne çalar saatle başlayan biri için umutlar çoktan tükenmiştir”

yagmuradam:

+ Sence birine, sadece bakarak âşık olabilir misin?

- Sadece bakarak mı?

+ Durum şu ki, ona baktığım anda, sanki onu yıllardır tanıyormuşum gibiydi. Sen hiç böyle hissettin mi?

- Evet. Sanki onu daha önce görmüş ya da tanıyormuşsun gibi.

+ Evet.

- Bir his. Ama aslında onu gerçekten tanımıyorsundur.

+ Evet, muhtemelen. Tanımıyorumdur, değil mi?

- Aynen öyle.

Blue Valentine